|
 |
|
Annem beni 1963’ün bir ocak gününde, hemsire olarak calistigi Mus devlet hastanesinde dünyaya getirmis. Hayatimin ilk 9 yilini benim icin dünyanin en güzel beldelerinden biri olan Bitlis’te, onu takip eden 4 yilini da Kirikkale’de gecirdim. 1976 yilindan sonraki bölümünü ise Almanya’nin Wuppertal adli bir kentinde gecirmekteyim. Bilgisayarlarla ilk kontagim henüz PC'nin adinin bile bilinmedigi bir dönem olan 1978’lerde TI59 adli Texas Instruments üretimi olup, ilk programlanabilen hesap makinasiyla basladi. Arkasindan Sinclair X1/9 diye adlandirilan 1KB hafiza kapasiteli ilk ödenilebilinir bilgisayarlari kullanmaya basladim (o devirde henüz ne C64’ ler ne de ATARI’ ler biliniyordu). Bunu bugüne kadar, artik her yil en yeni cikan modeller takip etti . Hobisini meslegine cevirme sansina sahip olan nadir insanlardan birinin olmanin mutlulugunu hep yasadim. Ilk devirler sadece programlama teknikleri ve yazilim lisanlariyla ugrastiktan sonra 90’li yillarin basinda hardware ve network teknikleriyle ilgilenmeye basladim. Ailemin tüm arzularina ragmen okul hayatimi 80’li yillarin baslangicinda birakip is hayatina atildim. Ilk olarak endüstri buzdolaplari üreten bir sirkette montaj bantlarinda calistim. Arkasindan baska bir firmada CNC makinalarinda üretim elemani olarak ve daha sonrada V2A kaynakcisi olarak iscilik hayatima son verdim. 1986 senesinde evlenmemle birlikte serbest meslege atildim. Devir alip islettigim benzin istasyonlari ve araba galerisinde muhasebe islemlerini kolaylastirmak icin yazdigim programlarla birlikte de bilgisayarciligin ana meslegim olacagi kararini vererek, yazilim gelistiren bir sirket daha kurdum. 1987’de bana babaligin ne demek oldugunu ilk tattiran kizim Burcu 1989’da ikinci kizim Sinem dünyaya geldiler. 1992’de iyi birer dost olmamiza ragmen, evliligimizi yürütemiyecegimizi anlayinca esimle ayrilmaya karar vermemiz, ve olaylarin gelismesi benim serbest meslek hayatimi da iflasa sürükledi.
|
|
|
Arkasindan araba tamirciliginden tutunda, muhasebecilik, restaurant isletmeciligi, insaat sirketi koordinatörlügüne kadar pek cok isi ayni zamanlarda yaptim. Yani sabah bilgisayar sirketinde calistiktan sonra aksamlari muhasebecilik yapiyor, gündüz insaat sirketini koordine ederken aksam araba tamir ediyordum. Her yaptigim isi muazzam bir zevk ve hirsla yaptigim icinde hepsini basariyla götürerek, yeni bir atilim icin kendim birakana kadar devam ettiriyordum. Bugün bile calistigim bütün isyerlerini ziyaretlerimde, eski patronlarim benim icin sirketlerinde hala bir yerim oldugunu söylerler. Bütün bunlari yaparken hicbir zaman bilgisayar dalini birakmadan sürdürmemin meyvelerini de 1995 senesinden sonra almaya basladim. Almanya’nin büyük Telekom ve Bilgisayar Sirketlerinde önce eleman, sonra alt ve daha sonrada üst düzey yöneticilikleri yaptim. Görevlerim geregi sehirler ve hatta ülkeler arasi adeta cirit attiktan sonra, halen Almanya'nin en büyük telekom sirketlerinden birinde teknik danisman olarak calismakta ve parallelde pek cok ek danismanlik görevleriyle ugras vermekteyim. Hobilerim resim (pastell, kara kalem, kömür), kendi 4 duvarim arasinda muzik yapmak (biraz org, biraz gitar), ve birazda eglenmek, fobilerimin önde geleni ise yalandir. Tipik bir kova burcu erkegi oldugumu söyleselerde (halkin anladigi) astrolojiye pek inanmam, psikoloji okumadim, inandigim tek sey kendi vicdanim, güvendigim tek varliksa kendim. Sakin yanlis anlamayin kendini begenmislik degil, sadece yillarin verdigi tecrübelerin sonuclari kendimle bu denli barisik olmam. Sadece 1 defa yasadigina inanan ve bu yasantiyi da oldukca güzel görmeye, yasamaya ve yasatmaya calisan bir filozofiyi izlemekte ve insanin her seyi kendisinin yönlendirdigine inanmaktayim. Hayatimda her zaman canimdan cok sevdigim, saydigim ve dünyanin en güzel insanlarindan olan bir tanidigimin bana takdigi bir lakap vardi : ‘MUTLU BEKAR’!!! Öyle miyim ??? Hayir, mutlaka degil! Ama elimdekilerle mutlu olmaya calisip, öyle olmaya ugras veriyorum, belki bu her zaman o kadar kolay olmasa da.......
|
|